Cittaslow Türkiye | Cittaslow Güdül
17557
page-template-default,page,page-id-17557,bridge-core-1.0.4,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-theme-ver-18.0.7,qode-theme-bridge,disabled_footer_top,wpb-js-composer js-comp-ver-5.7,vc_responsive
 

Cittaslow Güdül

Cittaslow Güdül

İç Anadolu Bölgesinde bulunan Başkent Ankara’nın en küçük ilçelerinden biri olan Güdül, Ankara merkeze yaklaşık 90 km uzaklıktadır. Ankara’nın Ayaş, Beypazarı, Kızılcahamam, Çamlıdere ilçeleri ile komşu olup Batı Karadeniz Bölgesi ile de sınırı bulunmaktadır.  Ankara’nın kuzey batısında yer alan  Güdül; doğası, mimarisi, kültürü ve tarihi ile sakinliğin ve huzurun cazibe merkezi olabilecek şirin bir kenttir.

Birçok kent için benzer tanımlar kullanılsa da Güdül gerçekten sizi çok şaşırtacak sürprizlere sahip. Özellike İnönü Mağaraları, Sorgun Göleti ve Kirmir Vadisi “ben nereye geldim!” duygusu uyandırıyor.

Güdül ve çevresinde yapılan incelemeler bölgenin tarihinin çok eskilere dayandığını göstermiştir. İlçeye yakın Kirmir Çayı’nın etrafında kayalar oyularak yapılmış mağaralar bulunur. Mağaralar milattan önce 2000 yılı civarında bölgede yaşayan Hititlerden kalmıştır. Bu tarihlerden sonra Güdül ve çevresi Friglerin hamiyetine girmiştir. İn-Önü denilen mevkideki mağaralarda görülen haç işaretlerinden  Romalılarca Hıristiyanlığın yayılması sırasında buraların mesken edildiği anlaşılmıştır. Daha sonra Bizanslıların yaşadıkları sanılmaktadır.1071 tarihli Malazgirt Zaferi sonrası  Güdül ve çevresi Anadolu Selçukluları’nın idaresine geçmiştir.   İlçe, Anadolu Selçuklu hükümdarlarından I. Mesut’un eniştesi ve Ankara Emiri olan Şehabüldevle Güdül Bey tarafından şimdiki yerinde, tahminen 850 yıl evvel kurulmuş olup ismini de kurucusundan almıştır.

İlçenin yüzölçümü 419 km²’dir. Denizden yüksekliği 720 metredir. Sakarya Nehri’nin bir kolu olan Kirmir Çayı, Suvari Çayı ve İlhan Çayı geçtiği ilçede tarım ve hayvancılık yapılmaktadır.  13. yüzyılda Orta Asya’dan Anadolu’ya göçen Türkler tarafından, Hazar Denizi’nin doğusundan getirildiği söylenen   Tiftik Keçisi diğer adıyla Ankara Keçisi   Ankara’ya has bir keçi türüdür 1840’lara kadar sadece Ankara civarında yaşayan bu keçinin, tüm dünyada bilinen adını (Angora Goat) Ankara’dan alması da bu görüşü destekleyen en önemli kanıt olarak sunulmaktadır. Ankara keçisinin asıl önemi, sadece bu keçilerden üretilen tiftikten kaynaklanıyor. Ankara keçisinin asıl önemi, sadece bu keçilerden üretilen tiftikten kaynaklanmaktadır.  Uzun yıllar dünyanın tek, daha sonraki yıllarda da en büyük tiftik üreticisi olan Türkiye, bugün dünya tiftik üretiminde Güney Afrika ve ABD’nin arkasından üçüncü sırada bulunmaktadır. En fazla Ankara’nın Güdül, Ayaş, Beypazarı ve Nallıhan ilçelerinde yetişen Tiftik keçisi yetiştiriciliğinde ise  Güdül ilk  Sırada yer almaktadır.

 

Kültürel mirasını, tarihi ve doğası ile birlikte hala koruyan  Güdül  Türkiye’de Cumhuriyetin kuruluşunun 2 gün kutlandığı tek ilçe olup,  Cumhuriyet kurulduğundan beri bu adet devam etmektedir.  Şenlik havasında 28 ve 29 Ekim tarihlerinde ‘Sinsin’ oyunu ve ateşi ile tüm halk bu kutlamaya katılmaktadır. Ateş yeniden doğuşu ve yeniden dirilişi simgelemektedir.

Güdül Kent Müzesi

Müzede Güdül tarihinin sosyal, ekonomik ve kültürel değerlerini yansıtan koleksiyon malzemeleri sergilenmektedir.  Özellikle kaya yazıtlarının kopyaları etkileyici.

Güdül Evleri

Yöreye özgü mimariye sahip ve günümüze kadar sağlam şekilde ulaşmış evlerdir. Evler genellikle Anadolu kültürünün ortak özelliklerini taşır. Genel olarak duvarları kerpiç, toprak damlı yapılardır. Dar sokaklar boyunca sıralanmış olup bitişik vaziyette bulunurlar. Güdül’de bölge kültürünü yansıtan bu evlerden 39 tanesi bulunur. Onun yanında 2 cami ve 13 işyeri de günümüze ulaşmıştır. Güdül evleri sit alanı statüsünde ve koruma altındadır.

Sorgun Göleti

Güdül  Sorgun Mahallesi  yayla mevkinde bulunmaktadır.  İlçe merkezi ile arasında 23 kilometrelik mesafe vardır. Çam ormanları ile kaplı olan  Gölet bölgeye müthiş bir doğal güzellik sağlamıştır. Ankaralıların hafta sonları şehrin gürültüsünden kaçmak için kullandıkları ekoturizm alanıdır. Çevresinde Bolu Dağı’nın devamı olan sıradağlar bulunur. Gölde alabalık ve sazan balıkları yaşamaktadır. Yılın belli zamanlarında olta balıkçılığı serbesttir.  2011 yılında Tabiat Parkı ilan edilmiştir. Park içinde doğa yürüyüşü yapılabilecek alanlar ve yürüyüş parkurları vardır. Çadır kampçılığı yapılmaktadır. Bir çok bitki türüne ve hayvana ev sahipliği yapan Sorgun göleti kuş gözlemciliği ve doğa fotoğrafçılığı için uygun elverişli bir yerdir.

İnönü Mağaraları

İlçe yakınından geçen Kirmir Çayı boyunca kayalara oyulmuş bu mağaraların M.Ö. 2000’li yıllara ait olduğu sanılmaktadır. Sırasıyla Etiler, Frigler, Romalılar, Bizanslılar ve Selçuklular tarafından  kullanıldığı düşünülen mağaraların  şehir merkezine uzaklığı 2 km’dir.  Ürgüp-Göreme Mağaraları ile benzerlik gösteren İnönü Mağaraları içlerinde üst katlara çıkmak için merdivenler de bulunur. Kiler, mutfak ve oda yapılarından oluşmaktadırlar. Turizm yönünden önemli mesire alanlarından biri olan İnönü Mağaraları ve Kirmir Çayı “Cam teras ve eko turizm alanı” olarak projelendirilmiş olup, proje kapsamında alana yöresel ürün satış merkezleri, seyir terası, spor alanları, nehir kenarı  doğal yaşam alanları yapım çalışmalarına başlanmıştır.

Salihler Kaya Yazıtları

Güdül Salihler ve Adalıkuzu Köyleri sınırları içerisinde bulunan kaya yazıtları 2008 yılında bölgede köylüler tarafından bulunup ardından Servet Somuncuoğlu’nun çalışmaları ile gün yüzüne çıkarılıp kamuoyuna sunulmuştur.Orhun Yazıtları ile aynı harf karekterini barındırdığı görülen yazıtların Orhun Yazıtlarından da önce yazıldığı düşünülmektedir. Beş buçuk kilometre-kare alandaki yüzlerce yazıt içerisinde av sahneleri, güneş, ok atanlar adamlar, ölü gömme tasvirleri, yön işaretleri ile bazı Türk boylarının damgaları görünmektedir. Araştırma yapan tarihçiler “Ankara Güdül Salihler Köyü kırsalındaki kaya resmi alanlarında saptanan runik yazılı belgeler Türklerin Anadolu’daki çok eski varlığı ve sahipliğinin birer doğrudan kanıtı ve tapu senedi konumundadırlar. Bu yazıtlar kuşkusuz, Türklerin 1071 yılından çok daha önceleri de Anadolu’da bulunmuş ve yerleşmiş olduklarına ilişkin doğrudan birer kanıt oluşturduğunu” söylemektedirler. Yıllardır “Taştaki Türkler”in izini süren Yapımcı – Yönetmen Servet Somuncuoğlu, Anadolu arkeolojisinin en önemli keşiflerinden biri olan bu yazıtları  “Damgaların Göçü” isimli belgesel ile ekranlara taşımıştır.  Yazıtlar sit alanı ilan edilmiştir. Salihler Köyünden sonra 2 km’lik mesafede araç yolu bulunmamaktadır ve yazıtları görmek için yaya olarak gitmek gerekmektedir.

Yeşilöz Kirmir Vadisi

Güdül Kızılcahamam yolu üzerindeki ve merkeze 6 km uzaklıktaki Yeşilöz Mahallesinde bulunan Kirmir Vadisindeki kayalıklar peri bacaları görünümündedir. Kayalar üzerine oyulmuş mağaralar bulunmaktadır. Kirmir çayı üzerindeki asma köprüler bölgeye gelen ziyaretçilerin dikkatini çekmektedir..

Kapama

Et, soğan, karabiber ve tuzla iyice harmanlanarak kapama testisine doldurulur. Derin bir kabın içerisine testi ters çevrilir. Nohut etrafına yayılır. Testinin içindeki etin piştiğini anlamak için nohutla birlikte birkaç parça kemikli et atılır. Daha sonra su katılır. Et pişene kadar karışım pişirilir. Pilav tenceresine testi ters çevrilip alınır. Nohutla beraber pirinç, kaynayan suya katılır. Pilav pişince kapatılır. Üzerine karabiber serpilir ve sıcak servis yapılır. Kapama yapılan testi bilinen su testisi dışında, ağzı geniş, altında ters çevrilince üste gelecek şekilde buhar çıkmasını sağlayan küçük bir delik bulunan bir testidir. Kapama, adını testinin ters çevrilerek tencereye kapatılmasından almıştır. Kapama 2002 yılında Ankara’da yöresel yemeklerin tanıtılması amacıyla yapılan bir yarışmada etli yemekler kategorisinde birincilik ödülü almıştır.

Keyman

Sarı renkli öğütlmüş bir bitkidir,Hazırlanışı: bir kaba 5 kaşık keyman konup içine 3 bardak su konur, su her saat başı değiştirilir, altta kalan keymanın içine sarımsak tuzla dövülüp konur ve isteğe göre tuz, pul biber eklenebilir. Keyman değişik şekillerde yenileblir..en yaygını keymana sulguç katmaktır. Sulguçun hazırlanışı ise; yarım kilo kıyma tavada kavrulur, kıymalar pembeleştikten sonra içine 2 bardak sıcak su konur hafif ateşte kaynayıncaya kadar pişirilir daha sonra içine 4 yemek kaşığı keyman konur karıştırıldaktan sonra afiyetle yenir. Ekmek güdül bazlaması olursa yemeğe doyum olmaz.

Üzüm

Güdül’ün Karacaören mahallesinde  20’ye yakın farklı çeşitte üzüm yetişmektedir.  Karacaören’de  bağcılığın tarihi çok eskilere dayanır. Mahallede 100 yıllık ve daha büyük yaşlarda bağlar bulunmaktadır. Osmanlı sarayına yemeklik üzümün bu bölgeden gittiği söylenmektedir. Bölgede bağcılık tamamen sulamasız yapılıyor. Üzümler tellere asma yöntemiyle değil, yerde yayılarak yetiştiriliyor. Güdül’de yapılan üzüm pekmezi Ankara’da doğallığı ile tanınmaktadır.

Şibit

Un, su ve tuz ile kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edilir. Nemli bezin altında 10 dakika dinlendirilir. İki eşit parçaya bölünür her bir parça yufka kalınlığında açılır, sac üzerinde hafifçe pişirilir. Şurubun Hazırlanışı: Su ve şeker tencerede kaynatılır, içine tavada eritilen tereyağı eklenir. Baklava şeklinde kesilen hamur önceden hazırlanan şuruba katılır. Fazla beklemeden içinden alınarak servis yapılır.

Yerel Ürünlerin Ticarileştirilmesi ve Geliştirilmesi Projesi: 2019 yılında Ankara Kalkınma Ajansı desteği ile yürütülmüştür. Proje kapsamında kadın kooperatifi kurulmuş ve yöresel ürünler Pazar yeri yapılmıştır. Üretilen ürünler Güdül Gözü markası ile pazarlanmaya başlanmıştır.

İnönü Mağaraları Rekreasyon Alanı Projesi: Mağaralar alanına cam teras seyir alanı, yöresel ürünler satış alanları, eko yaşam doğal alanlar yapım çalışmaları 2020 yılında başlayacaktır.

Tahtacıörencik Doğal Yaşam Kolektifi: Tahtacıörencik Doğal Yaşam Kolektifi Nisan 2013’te kurulmuştur ve 2014’ten bu yana Dört Mevsim Ekolojik Yaşam Derneği‘nin koordinasyonunda çalışmaktadır. Güdül’ün Tahtacıörencik Köyü’nde doğal çevreyi, doğal yaşamı ve doğa-dostu üretim pratiklerini koruyup geliştirmeyi ve sürdürülebilir bir kırsal gelişimi amaçlayan bir oluşumdur. Tahtacıörencik Köyü’nde küçük ölçekte doğal tarım ve hayvancılık yapılmaktadır. Aileler çoğunlukla kendi ihtiyaçları için ilaçsız-hormonsuz tarım yapmakta, Anadolu’nun yerli ırkları olan kara sığırlar, Ankara keçileri ve koyunlar serbest otlatılmaktadır. Doğal üretimlerini artırmaya istekli bilinçli üreticiler vardır. Dernek tarafından doğal üretim çalışmalarına Güdül’ün her yerinde başlanmıştır

LEADER (Yerel Kalkınma Stratejilerinin Uygulanması): IPARD programı kapsamında LEADER Derneği kurulmuş ve yerel kalkınma planı hazırlanmıştır.

Sorgun Göleti Rekreasyon Alanı Projesi: Sorgun Göletinde doğa macera parkı, çadır kamp alanı ve yöresel ürün satış alanı kurulması için hazırlanan proje Ankara Kalkınma Ajansına sunulmuştur.

Ankara Keçisi Yetiştiriciliği ve Tiftik Üretimi Projesi: Yetiştiriciliğin artırılması ve elde edilen tiftikten yerel üretim yapılabilmesi için  çalışmalara devam edilmektedir.

Videolar
Haberler