Cittaslow Türkiye | Cittaslow Şavşat
16385
page-template-default,page,page-id-16385,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-theme-ver-10.1.1,wpb-js-composer js-comp-ver-4.12,vc_responsive
 

Cittaslow Şavşat

Cittaslow Şavşat

Türkiye’nin kuzeydoğusunda yer alan, bir Cittaslow kenti olan, tarihi ve doğal güzellikleriyle adeta cennetten bir köşe. Şavşat’a gelişinizde, el değmemiş doğası karşılayacak sizi. Barındırdığı tüm güzelliklerle sakin bir ruh haline sokacak… Şavşat’ı gezerken, tarihi dokusuyla, geleneksel mimarisi ve el sanatlarıyla, muhteşem coğrafyasıyla, sessizliği ve samimi insanlarıyla huzur içinde olacaksınız… Şimdi Şavşat’ı tüm detaylarıyla tanıyalım. Burayı ziyaret edip tanıdıktan sonra ayrılmak sizin için zor olacak.

İsim

Şavşat kelimesinin etimolojisi tam olarak bilinmemektedir. Ortaçağ döneminde Şavşeti olarak anılan yöre, Gürcüce dilinde ‘Siyah Yer’ olarak tanımlanabilir. Şavşat Kalesi’nin de yer aldığı Söğütlü Mahallesi’nin eski ismi olan ‘Satlel/Satle’nin ise hangi dilde olduğu tam olarak belirlenememiştir.

Savsat01

Tarihi Yapılar

Şavşat’ta günümüze Ortaçağ ve Osmanlı dönemlerine ait çeşitli tarihi yapılar ulaşmıştır.

Tarihsel Gelişim

Şavşat İlçesinin tarihsel geçmişi Eski Çağlara kadar uzanmaktadır. Ancak bu döneme ait veriler tesadü olarak bulunan ve uzmanlar tarafından M.Ö. iki binli yıllara ait Tunç Çağına tarihlenen bronz baltalara dayandırılmaktadır. Demir Çağı uygarlıklarından olan Urartululara ait verilere Şavşat’ta rastlanmamıştır. Urartu dönemi ve sonrasında karşımıza çıkan İskit ve Perslere ait somut arkeolojik verilere de sahip değiliz. Yunan, Roma-Bizans, Sasani ve Abbasilerin çevreye egemen oldukları dönemlerde Şavşat’ta yerel beyliklerin etkinliği bilinmektedir. Anadolu’ya 12. yüzyıldan sonra akınlar gerçekleştiren Selçuklu Türklerinin varlığı da tam olarak saptanamamıştır. Şavşat’ta Osmanlı idaresi Kanuni Sultan Süleyman zamanında yani 16. yüzyılın ortalarında gerçekleşmiş olup yarı özerk “Ocaklık” şeklinde 1860’lı yıllara kadar devam etmiştir. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nın ardından Şavşat da Çarlık Rusyasına savaş tazminatı olarak terk edilmiş ve bu durum tekrar ana vatana birleşme tarihi olan Şubat 1921’e kadar sürmüştür. Rus işgal döneminde ve Birinci Dünya Savaşı zamanında yörenin Müslüman Türk halkı vatanlarını terk etmek durumunda kalmışlar ve Anadolu’ya ulaşmak için göç yollarına düşmüşlerdir. Bir bölümü tekrar Şavşat ve köylerine dönerken önemli bir kısmı da Bursa, Kocaeli, İstanbul, Tokat, Amasya, Ordu ve Samsun gibi illere yerleşmişlerdir. Türkiye Cumhuriyeti döneminde ilçe önce Ardahan’a, sonrasında ise Artvin iline bağlı olarak idare edilen Şavşat ilçesinde 1928 yılında belediye teşkilatı kurulmuştur.

Cevizli (Tibet) Manastırı

Yapının günümüze ulaşan herhangi bir kitabesi bulunmamaktadır. Ancak, yazılı kaynaklarda manastıra ait bilgiler mevcuttur. Şöyle ki; yapı 899-914 yılları arasında bölgede egemen olan Bagratlı prenslerinden Aşud Koh (Aşot Koukhi) tarafından yaptırılmıştır. XI.yy’dan sonra, yörenin önemli dini merkezleri arasında anılan yapı XII. ve XV.yy’larda tamir geçirdiği bilinmektedir. Bölgenin İslâmlaşması ile birlikte cami olarak kullanılan yapı, 1885 yılında kubbesine ve haç kollarına yıldırım düşmesi sonucu hasar görmüş ve 1889 yılında terk edilmiştir. Kendi haline kalan yapı, 1953 yılında kubbesi çökünce iyice harabeye dönmüştür. Günümüzde herhangi bir amaç için kullanılabilecek durumda değildir. Köyün içinde, düz bir arazi üzerinde kurulan manastır, günümüze kilise ve şapeli ile ulaşmıştır. Ayrıca, güney haç kolunun batı bölümünde, kareye yakın dikdörtgen planlı ek bölümün varlığı bilinmektedir.

Şavşat (Satlel) Kalesi

Şavşat Kalesi, Merkez Söğütlü Mahallesi’nde, Şavşat kent merkezine 4km. uzaklıkta, Artvin-Ardahan karayolu güzergâhında, iki derenin birleştiği vadinin içerisinde, fazla yüksek olmayan ana kaya üzerinde oval biçimde şekillenmiş, 4 bin metrekare büyüklüğündeki surla çevrelenmiş iç kalesi, 950 m. rakımda ve stratejik bir alanda bulunmaktadır.

Kalenin tarihsel geçmişi Ortaçağ dönemine dayanmaktadır. Bu dönemde yöreye hakim olan Gürcü Bagratlı Krallığı tarafından X. yüzyılda inşa edildiği, XVI. yüzyıl içerisinde Osmanlı egemenliğine girerek XIX. yüzyılın ortasına kadar Şavşat Beylerinin oturduğu yönetim yapısı olarak işlev gördüğü tespit edilmiştir. 1572 tarihli II. Selime ait Osmanlı belgesine göre Kalenin esaslı onarım gördüğü anlaşılmıştır. XVIII. yüzyılın ortalarında ünlü seyyahımız Evliya Çelebi, Kaleden aynı adla kısaca söz eder.

1987 yılında taşınmaz kültür varlığı olarak tescillenen kale, uzun yıllar kendi kaderi ile baş başa kaldıktan sonra 2007 yılında Yüzüncü Yıl Üniversitesi adına Arkeolog ve Sanat Tarihçisi Yrd. Doç. Dr. Osman Aytekin başkanlığında Ülkemizin farklı üniversitelerine mensup değişik branşlardaki bilim insanlarıyla başlatılan arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmaları sayesinde; yörede ilk kez yok olmaya yüz tutmuş tarihsel bir değerin yeniden ayağa kaldırılması sonuç vermiştir.

Türkiye Cumhuriyeti Bakanlar Kurulunun 17.07.2007 tarih ve 2007/12511 sayılı yazılarına istinaden TC Kültür ve Turizm Bakanlığının izin ve destekleriyle yürütülen kazılar neticesinde kalenin önemli bir bölümü kazılmış, kaleye çıkış sağlayan otantik merdivenler ve bekçi kulübesi yapılmış, hamam kalıntısı, şarap mahzeni, bey konağı ve şarap küpü, eczane ile zeminine yerleştirilmiş küpler, yiyecek-içecekleri depolama mekanları gibi birçok mimari kalıntı ortaya çıkarılarak konserve edilmiştir. Başta Osmanlı hükümdarı Kanuni Sultan Süleyman’a ait altın ve gümüş sikke ile taş malzemeden top gülleleri olmak üzere çok sayıda müzelik değerde seramik kap örnekleri taşınır kültür varlığı çıkarılarak dönemsel tanımlamaları yapılmış ve Artvin’de müze olmadığından Rize müzesine teslim edilmiştir.

Veliköy Eski Ahşap Cami

Şavşat ilçesi, Veliköy’ün Cami mahallesinde, düz bir çayırlığın kenarında, mahalleye ulaşım sağlayan stabilize yol güzergahının yakınında bulunmaktadır. Mahl köşkü üzerinde bulunan kitabesine göre H. 1300 (M. 1882) tarihinde yaptırılmıştır. Eski özelliğini büyük ölçüde koruyan cami, süslemelerin zenginliği açısından eşsiz. Baraj su kodunun üstünde yer almaktadır. Tescil kaydına rastlanmamıştır.

Karagöl

Karagöl, Şavşat ilçesinin 25 km.kuzeyinde yer almaktadır. Genel olarak sahada Palaojen ve Neojen arazileri yer alır. Yöredeki kayaçların büyük çoğunluğu sedimanter kökenlidir. Ender bir topoğrak karakter gösteren Karagöl ve çevresi yer yer vadilerle yarılmıştır. Bu yarılmalar yörede heyelan ve kütle hareketlerinin aktif olmasına neden olmuştur. Karagöl; rasyonel olarak kayan kütlenin gerisindeki çanakta biriken suların meydana getirdiği bir heyelan gölüdür. Göl çevresi yoğun ormanlarla kaplı olup, ormanı meydana getiren ağaç türleri genelde ladin ve çamlardan ibarettir.

Bu doğal öğelerin ördüğü Karagöl, ender manzara güzelliklerine sahiptir. Ayrıca gölün kuzeydoğusundaki Bagat mevkii ve çevresinde çim kayağı pisti niteliğine sahip alanlar mevcuttur. Ender manzara güzellikleri, kültürel, rekreaksyonel ve turistik potansiyeli olan sahada Bitki Türlerinden ; Ağaç olarak ; Ladin, Sarıçam, Ahlat, Ağaççık olarak; orman gülü, Kızılcık, Fındık, Çalı olarak ; Orman Çileği, Böğürtlen ve Otsu bitkiler olarak da; Eğrelti ve çayır otları bulunmaktadır. Hayvan Türlerinden: Memeli hayvanlardan; Ayı, Kurt, Tavşan, Domuz, Porsuk, Tilki, Sincap, Vaşak, Kuşlardan; Keklik Doğan Yabanı Güvercin, Karga, Saksağan, Sığırcık, Alakarga, Balıklardan; Alabalık ve Sazan, Sürüngenlerden ise Yılan, Kertenkele ve Kaplumbağa bulunmaktadır.

Meydancık Taş Kemer Köprüsü

Kitabesi bulunmayan yapı muhtemelen Ortaçağ döneminde inşa edilmiştir. Köprü, Şavşat İlçesi, Meydancık köyü, Taşköprü Mahallesinde Bocanat Deresi üzerinde bulunmaktadır. Tek gözlü ve yolu düz köprüler grubundandır. Köprü gözü basık kemerli olup, korkulukları bulunmamaktadır. Köprü, tümüyle kaba yontu taşıyla yapılmıştır. Günümüze kadar sağlam bir şekilde ulaşmıştır.

Otluca Köyü Deposu

Şavşat İlçesi, Otluca Köyünde bulunan mahsene ait kaynaklarda herhangi bir bilgiye rastlanmamaktadır. Bu nedenle hangi tarihlerde yapıldığı bilinmemektedir. Moloz taş malzeme kullanılarak yapılan yapı depo ve mahsen olarak kullanılmak üzere yapılmıştır. Girişi yuvarlak kemerlidir. Girişten itibaren başlayan yaklaşık bir metre yüksekliğinde bir dehliz bulunmaktadır.

Tamara Odaları ve Suatan Şelalesi

Tarihi ve doğal güzellikleri bir arada barındıran, Aşağı Koyunlu Köyü’nden Kaymakamlık tarafından yapılan patika yolla yaklaşık iki saat yürüyerek ulaşılabilen, Ortaçağ döneminden kalan ve Tamara Odaları olarak bilinen bu mekan, geçmişte din adamlarının inziva alanı olarak kullanılıyormuş. Burada, bir cephesi tamamen doğal kayaya yaslanmış, biri kaya kilisesi olmak üzere, iki farklı mekan ve hemen bu mekanların üzerinde bulunan kayanın oyulması ile oluşturulmuş bir oda yer alıyor. Buradan 15 dakika uzaklıkta 60 m.den dökülen Suatan Şelalesi bulunuyor.

Satlel Kilisesi ve Mezarlığı

Şavşat (Merkez), Söğütlü Mahallesi’nde yer almaktadır. Değişik zamanlarda onarımlar geçirdiği anlaşılan yapı, muhtemelen Ortaçağ Dönemi’nden sonra kilise olarak inşa edilmiştir. Daha sonra, kilise büyütülmüştür. 1923 yılında kilise camiye çevrilmiştir. Günümüzde herhangi bir amaç için kullanılmamaktadır.

Vakıf arazisi üzerinde bulunmakta olup, etrafı Osmanlı döneminden kalma hazire ile çevrilmiştir. Kuzey güney doğrultusunda dikdörtgen çerçeveden oluşan yapı, dıştan 15.75×11.75 m. ölçülere sahip olup, karmaşık bir plan arz etmektedir. Kuzeyde ve güneyde dikdörtgen planlı iki mekan bulunmaktadır. Tüm yapı, dıştan kuzey güney doğrultusunda çift pahlı çatıyla örtülmüştür. Yapı, plastik ve freskli süsleme açısından sadedir. Ancak doğu cephesinde, haç motierinden oluşan plastik süslemelere yer verilmiştir. Cephe duvarları, dolgu duvar tekniğinde örülmüştür. Yer yer düzgün kesme taş malzeme de kullanılmıştır. Kuzey cephesi dışında, diğer tüm cepheleri sağlam olan yapının özellikle kuzey mekanın ( son cemaat yerinin ) üst örtüsü tümüyle çökmüştür. Çatısı onarıma muhtaçtır. Minberi yerinden alınmıştır.

Tepeköy Yaşam Kültürü Müzesi

Geçmişte Şavşat’taki insanlar tarafından kullanılan malzemelerin sergilendiği, Tepeköy Geleneksel Yaşam Kültürü Müzesi, geçmiş kültürün teknolojik gelişmelerle kaybolmaya yüz tutmasını önlemek üzere oluşturulmuş, geçmiş kültüre ait her şeyi bulabileceğiniz bir mekan.

Yavuzköy (Seyir Tepesi)

Şavşat ilçesine 4 Km uzaklıktaki Yavuzköy, Artvin’den Ardahan istikametine yol alan misarlerimizi bir eşine kartpostallarda rastlayabileceğiniz bir manzara ile uğurlar sizi. Yavuz Köy isminin Milli Mücadele sırasında göstermiş olduğu kahramanlıktan aldığı söylenir. Yeşil bir vadiye yayılmış olan Yavuzköy’ü en güzel “Seyir Tepesi” olarak anılan yerden izleyebilirsiniz. Yolculuğunuz esnasında size eşilk eden yeşilin tüm tonlarına hakim bu tepede bir hatıra fotoğrafı çekmeden geçemeyeceksiniz.

Sahara Yaylası

İlçe merkezine 17 km. mesafedeki Sahara Karagöl Milli Parkı içindedir. Kamp ve Karavan Turizmi için ilimizdeki en uygun yerlerdendir. Şavşat ile Ardahan arasında bulunan Sahara Yaylası, geniş otlakları ve soğuk suları ile Artvin’in önemli yaylalarındandır. Her yıl temmuz ayının 4. hafta sonu Sahara Pancarcı Festivali düzenlenmektedir. İlçe merkezine 17 km. mesafede olup midibus ve daha küçük her türlü araçlarla ulaşım sağlanmaktadır.

Arsiyan Yaylası ve Gölleri

Kuzeyinde ve batısında Gürcistan sınırı, güneyinde Ilıca Köyü, güney doğusunda Pınarlı Köyü, Cindağı, doğusunda ise Posof (Kol Köyü) bulunur. Şavşat Arsiyan arasındaki yol düzenli çalışmaktadır. Arsiyan yaylası otuyla, suyuyla, balığıyla diğer yaylalardan farklıdır. Ayrıca tuz kayaları, kömür madeni ve irili ufaklı çok sayıda çermiği vardır. Yaylaların büyük nimeti turfanda meyveleri kekre, mozi, mesğal, jol da bol bulunur. Ayrıca gezilerde toplanan güzel kokulu Negoların (sarı cennet çiçekleri) yanı sıra, lezzetli ve faydalı çorbası olan pancarının da ayrı bir bolluğu vardır. Arsiyan efsane gölleriyle ve eski yerleşimleriyle de ünlüdür. Boğa gölü, kız gölü, yüzen göl, çimli göl ve kalp gölü olmak üzere çok sayıda göl bulunmaktadır. Şavşat ilçesine 40 km. mesafede olup göllerin aşağısındaki köylere minibüslerle, buradan yukarıya özel araçlarla ulaşım sağlanabilmektedir.

Kocabey Kışlası

Şavşat ilçesine 15 km. uzaklıkta olup, Sahara Karagöl Milli Parkı sınırları içinde bulunmaktadır. Kocabey Kışla Evleri, kendine özgü ahşap mimari özellikleri ile ilgi çekmektedir. Kışlada Kamp ve Karavan turizmi yapılabilmektedir. Şavşat ilçesine 15 km. uzaklıkta olup her türlü araç ile ulaşım mümkündür.

Maden Köyü

Eski ismi ile Bazgiret olarak adlandırılan ve yeni ismi ile Maden Köyü olarak geçen köy, Artvin ili, Şavşat ilçesine bağlıdır. Kesin olarak bilinmemekle birlikte, Bazgiret adının vadideki bitki örtüsünden esinlenerek verildiği tahmin edilmektedir. Karadeniz bölgesinin, Artvin ilinin Karçal Dağları doğusunda Şavşat ilçe hudutlarında İmerhev olarak da adlandırılan yörededir. Şavşata uzaklığı 27 km ve ortalama 1900 m yüksekliktedir. Kamp için Köyde sınırsız imkanlar mevcuttur. Özellikle yaz, ilkbahar ve sonbahar aylarında köyden değişik yaylalara günlük geziler düzenlenebilir.

Köyün en ilgi çeken yönü, tüm sivil mimarilerin ahşap olması, gelenek ve göreneklerin, otantik yaşamın hala aktif bir şekilde devam ediyor olmasıdır. Köyü ziyaret edenler kesinlikle memnun kalacaklardır. Artvin- Şavşat yolunda Şartul’dan Meydancik istikametine, Rabat, Cağlayan Köyü üzerinden gidilir. Artvin ve Şavşat otogarlarından dolmuşlar günlük seferler yapmaktadırlar.

Konumu

Şavşat, Karadeniz Bölgesi’nin en doğusunda bulunan Artvin iline bağlıdır ve Artvin il merkezinin doğusunda yer almaktadır. Ardahan iline komşudur. Artvin il merkezinden 71 km. uzaklıktadır. 1.134 m. rakımda yer almaktadır.

Nüfusu

1.375 km² yüzölçümüne sahip olan Şavşat, 19.024 kişilik nüfusa sahiptir.

İklimi

Şavşat, nemli Karadeniz iklimi ile Doğu Anadolu’nun karasal iklimi arasında geçiş sahası üzerinde yer almaktadır. Bu bağlamda, alçak vadi tabanlarında yarı nemli iklim koşulları görülürken; biraz yükseklerde nemli ve çok yüksek kesimlerde ise soğuk nemli iklim koşulları egemen olmaktadır.

Dağları

Yalnızçam ve Karçal Dağları Şavşat’taki ana dağ silsilesini oluşturmaktadır. İlçedeki nisbi yükselti farkı ise, 2500 m’yi aşar. Nitekim Şavşat’ın en yüksek yeri olan Göze Dağı’nın rakımı 3167 m iken; Okçular çayı vadisi içerisindeki en alçak yerinde yükselti 650 m kadardır. İlçe merkezi ise, 950 ile 1200 m yükselti basamağında kurulmuştur. Neticede Şavşat ilçesi, 3000 m’ye yaklaşan, hatta yer yer geçen yüksek dağlarla çevrili ve merkezden çevreye doğru yükselti değerlerinin git gide arttığı oldukça eğimli arazide, sık akarsu ağının oluşturduğu dar ve derin vadilerce yarılmış, dağlık ve engebeli bir topoğrak yapıya sahiptir.

Akarsuları

Şavşat ilçesinin zengin su potansiyeline sahip olduğu söylenebilir. Nitekim sahayı çevreleyen dağlık kesimlerde tadı ve içimi oldukça hoş olan birçok soğuk su kaynağı ile ilçenin muhtelif yerlerine dağılmış bir şekilde bulunan maden suları bulunmaktadır. Şavşat oldukça sık bir akarsu ağına da sahiptir. Şavşat ilçesinin ana akarsu şebekesini, Okçular (Berta) Çayı oluşturmaktadır. Söz konusu çay, iki ana kol tarafından beslenmektedir. Bunların ilki, Karçal Dağları ile Gürcistan sınırı boyunca uzanan tepelerden kaynaklanan Meydancık Çayı iken; diğeri de Yalnızçam Dağları’ndan kaynaklanan akarsuların beslediği Şavşat Çayı’dır.

Faunası ve Florası

Doğu Karadeniz orası içerisinde yer alan Şavşat, bünyesinde birçok endemik ve relikt bitki türlerini de barındıran oldukça zengin bir oristik içeriğe sahiptir. İlçede yükselti artışına bağlı olarak farklı vejetasyon kuşaklarının meydana geldiği görülmektedir. Nitekim bakı, yeryüzü şekilleri gibi yerel faktörlere bağlı olarak değişmekle beraber, sahada 400-1000 m arasında meşe (quercus) ve ardıç (juniperus) ağaçlarından oluşan kuru orman ve çalı türleri ile kısmen geven (astragalus), sığırkuyruğu (verbaskum) gibi step türleri yaygındır. 1000 m’den yaklaşık 1500 m’ye kadar kayın (fagus orientalis), gürgen (carpinus betulus), kızılağaç (alnus barbata, alnus glutinusa), kestane (castanea sativa), ıhlamur (tilia rubra), karaağaç (ulmus montana), dişbudak (fraxinus ornus) gibi türlerden oluşan geniş yapraklı orman vejetasyonu, 1500 m’den 2000 m’ye, hatta yer yer 2500 m’ye kadar ise; ladin (picea orientalis), göknar (abies nordmanniana) ve sarıçam (pinus silvestris) türlerinden oluşan iğne yapraklı orman vejetasyonu, bu yükseltiden yaklaşık 2750 m’ye kadar da Alpin ve Subalpin çayır formasyonu yayılış göstermektedir. Bu durum, sahanın fauna varlığındaki çeşitliliğe ve zenginliğe de vesile olmuştur. İlçedeki bahsi geçen doğal zenginlikleri koruma altına alabilmek amacıyla, belli alanlarda milli park (Karagöl- Sahara Milli Parkı), doğal sit alanı (Papart Vadisi Doğal Sit Alanı) gibi koruma statüleri geliştirilmiştir.

Gölleri

Savsat27

Şavşat küçük, ancak doğayla bütünleşmiş gölleri ile de dikkat çekicidir. Büyük çoğunluğu heyelan set gölleri ile dağların zirvelerine yakın buzul (sirk) gölleri niteliğinde olan söz konusu göllerin, potansiyel turistik değerleri oldukça yüksektir. Nitekim günümüzde, ilçedeki en önemli turizm ve rekreasyon alanlarının başında, Meşeli köyünde yer alan Karagöl ve çevresi gelmektedir. Bununla birlikte, ilçede yer alan Arsiyan gölleri, Bilbilan yaylası yakınlarındaki Karagöller, Kazan (Samamiyet) gölleri, Akgöl, Balık ve Maden gibi bazı göller, bu açıdan değerlendirilmeyi bekleyen hidro-turistik kaynaklardandır. Ayrıca, ilçenin tek sıcak su kaynağı olan Çoraklı (Mikelet) çermiğinin bazı romatizmal hastalıklara iyi geldiği inanışı yörede yaygın olup, termal turizm kapsamında değerlendirilmeyi beklemektedir.

Hayvancılık

Savsat25Şavşat ilçesinde var olan 36.416 ha’lık çayır ve mera alanı, sahada hayvancılığın en önemli gelir kaynağı olmasını sağlamıştır. Bu durumun bir diğer göstergesi de, sahada geleneksel yaylacılık faaliyetlerinin yoğun bir şekilde devam etmesidir. Önemli ot potansiyeli bulunan gerek yaylalar ve gerekse yaylaya gidiş ve dönüşte konaklanan kışlalar, sahadaki hayvancılık ekonomisinin vazgeçilmez kaynaklarıdır. Yaylalarda üretilen hayvansal ürünler, büyük oranda ailelerin kendi ihtiyaçlarına yönelik olmakla beraber, küçük çaplı ticareti de yapılmaktadır. Ancak bu ticaret, sektör haline dönüşmemiştir.

Arıcılık

Şavşat ilçesinde ekonomik değeri olan ve zikredilmesi gereken diğer bir hayvancılık türü de, arıcılıktır. Yörenin zengin florası, arıcılık için uygun ortam koşulları oluşturmaktadır. İlçede köylerin hemen hepsinde belli oranda arı kovanı bulunmakla birlikte, sadece arıcılık ile geçinen aile sayısı sınırlı düzeyde kalmaktadır. Bununla birlikte, ilçenin bu alanda önemli oranda potansiyelinin bulunduğu ve yöre ekonomisine büyük katkı sağlayabileceği unutulmamalıdır.

Tarım

Şavşat, Karadeniz Bölgesi’nin en doğusunda bulunan Artvin iline bağlıdır ve Artvin il merkezinin doğusunda yer almaktadır. Ardahan iline komşudur. Artvin il merkezinden 71 km. uzaklıktadır. 1.134 m. rakımda yer almaktadır.

Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında, Şavşat’ta tarımsal faaliyetler en önemli geçim kaynağı olmakla birlikte; demircilik, marangozluk ve duvar ustalığı ile el tezgâhlarında bez dokumacılığı da yapılmaktaydı. Günümüzde bu faaliyetlerin bir kısmı yok olmaya yüz tutmuşsa da, ekonomik yelpazede bir çeşitlik meydana gelmiştir. Özellikle Şavşat kasabasında (kısıtlı düzeyde Meydancık’ta da) yönetim, eğitim ve sağlık gibi çeşitli hizmet alanlarında meydana gelen gelişim, yörede ticaret faaliyetlerinin de kısmen canlanmasına olanak sağlamıştır. Buna rağmen, ilçedeki sanayi faaliyetlerinin geçmiştekinin pek ilerisine gidememesi ve hâlâ nicelik bakımından da yeterli düzeyde olmayan ev ve atölye tipi sanayi tesisleri ile temsil ediliyor olması, yöre ekonomisi açısından önemli bir kayıp olmuştur. Bir başka ifadeyle, doğal çevre koşullarının ortaya çıkardığı zorluklar, sahadaki ekonomik faaliyetlerin çeşitlenmesini ve gelişimini büyük oranda kısıtlamıştır.

Şavşat ilçe genelinde, özellikle de köylerde, ailelerin başlıca geçim kaynağını tarımsal faaliyetler oluşturmaktadır. Bilindiği üzere, geniş anlamda tarım, hem toprağı işlemeyi, hem de hayvancılık faaliyetlerini içerir. Bununla birlikte, sahada gerçekleştirilen hayvancılık faaliyetleri, belli oranlarda pazara yönelik olup ticari değer taşırken; ekip- biçme veya ekip-dikme şeklindeki tarımsal faaliyetler, ancak ailelerin kendi ihtiyaçlarına cevap verebilecek düzeyde gerçekleştirilmektedir. Dolayısıyla ilçedeki temel geçim kaynağının, hayvancılık faaliyetleri olduğu söylenebilir.

Ormancılık

Ormanlar ve ormancılık faaliyetleri, sahadaki köylerin tamamını doğrudan veya dolaylı olarak etkilemektedir. Orman köylüleri gerek ev yapım malzemesi ve gerekse yakacak odun olarak ormandan belli oranlarda yararlanma hakkına sahiptir. Buna ilaveten, İlçe Orman İşletme Müdürlüğü’nde hem orman muhafaza memuru, hem de kadrolu veya mevsimlik işçi statüsünde çalışan ve buradan geçimini sağlayan aileler bulunmaktadır. Ayrıca sahada orman istihsalinde görev alıp, buradan maddi kazanç sağlayan köylüler de vardır.

Videolar
Haberler